03 Nisan 2025 Perşembe

ÇANAKKALE TARIMI

Ziraat Fakültemizin organize ettiği II. Çanakkale Tarımı Sempozyumu geçtiğimiz Perşembe günü görkemli bir açılışla başladı.

Bundan yedi yıl evvel yapılan birincisinde olduğu gibi, ikincisinde de katılım oldukça yüksekti. Organizasyon komitesi çok iyi çalışmış. Dekan başta olmak üzere, yardımcıları ve yürütme komitesini tebrik etmek gerekir.

Sempozyumun açılış konuşmaları yanında, açılışta konulan çağrılı bildiriler izlemeye değerdi. Tarım İl Müdürümüzün verdiği bilgilerle Çanakkale tarımının genel yapısını detaylarıyla gördük. Çanakkale ürün çeşitliliği açısından çok büyük bir zenginliğe sahip. Yüzden fazla ürün yetiştiriliyor. Bunlardan 65 tanesi ticari olarak işlem görüyor. Yulaf başta olmak üzere bazı ürünlerde Çanakkale birinci sırada yer alırken, yirmiden fazla ürün türünde üretim yönünden ilk onda yer alıyor. Verimliliğin yüksek olduğu Çanakkale'de marka olmuş özel ürünler de az değil. Bayramiç Beyazı, Ezine Peyniri ve Bayramiç Elmasına alınan coğrafi işaretler çok çalışmanın ürünleri. Yine Yenice Biberi, Çanakkale Domatesi ve Lâpseki Şeftalisi için coğrafi işaret alma çalışmaları devam ediyor.

Çanakkale'nin tarihsel süreç içindeki tarımsal gelişimi de izlenmeye değer bir sunumdu. Arkeolojik alanlarda yapılan kazılarda en eski buluntu arpa tohumlarına ait. Tarihte Verimli Hilal olarak tanımlanan Mezopotamya'nın kuzeyinde Şanlıurfa Göbeklitepe'de bundan 14 bin yıl önce buğdayın kültüre alındığı somut olarak ortaya konmuş ve kültür tarihi iki bin yıl geriye sarılmıştır. İnsan göçleriyle birlikte, her yere götürülen buğday, ilginçtir ki Çanakkale coğrafyasına gelmemiştir. Bu coğrafyanın en eski kültür bitkisi kesin olarak arpadır. Daha sonraki yıllarda kültürü yapılan türler ise, burçak, nohut ve bakladır.

Çanakkale coğrafyasının eskiye dair türlerinden bir tanesi de üzümdür. Hem Truva antik kentinde, hem de Gökçeada'da yapılan kazılarda fosilleşmiş üzüm çekirdeklerine rastlanması, bağcılık kültürünün çok eskiden beri bu coğrafyada yaygın olduğunu göstermektedir. Diğer yandan şarap yapımına dair eserler, üzüm sıkma taşları, toprak küpler bölgenin şarapçılıkta da çok eski deneyimlere sahip olduğunu kanıtlamaktadır. 

Çanakkale yöresi yaklaşık altı bin yıldır yerleşik hayatta tarımsal üretim yapmaktadır. Ilıman iklimi ve verimli topraklarıyla çok eski medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Arkeolojik araştırmalarda zeytine de rastlanmaktadır. Zeytinin yabanisi zaten doğal bitki örtüsünde yaygın olarak bulunmaktadır. Bu nedenle arkeolojik kazılarda bulunan zeytin çekirdeklerinin yabanilere mi, yoksa kültür çeşitlerine mi ait olduğu hakkında sağlıklı bilgi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, orijin merkezi olarak Filistin'in kabul edildiği zeytinin bölgeye çok eski tarihlerde gelmiş olma ihtimali yüksektir. Bin yaşına yakın zeytin ağaçlarının bulunması, zeytinyağı eldesine dair figürlere ve malzemelere arkeolojik alanlarda rastlanması bu ihtimali güçlendirmektedir.

Günümüzde teknoloji gücüyle, çok daha fazla ürünlerin yetiştirilmesi mümkün olmaktadır. Eskiler doğaya uygun olanı uygulamışlar. Belki doğru olanı yapmışlardır değil mi?

Harun Baytekin

  • Site Yorumlarý
  • Facebook Yorumlarý Facebook Yorumlarý
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazýlmadý. Ýlk yazan siz olabilirsiniz.