Twitter

ETİ DÜNYA ORTALAMASINDAN YÜZDE 80 PAHALI YİYORUZ

Türkiye'de dana etinin kilogram fiyatı Ocak ayını 38.4 TL'den kapatarak tarihin en yüksek seviyesine çıktı. Türkiye bu rakamla dünya ortalamasından yüzde 80 pahalı kırmızı et yer hale geldi.

Dana etinin kilogram fiyatı Ocak ayını 38.4 TL'den kapatarak tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Dana karkasın kilogram fiyatı da 24.43 TL seviyesine geldi.

Bu fiyat seviyeleriyle Türkiye, kırmızı eti dünya ortalamasından yüzde 80'e yakın pahalı yemiş oldu. Dünyada et fiyatları 2016 yılına 4.55 dolarlık ortalamayla girerken, Türkiye'de bu rakam 8.14 dolar seviyesinde oldu. Üstelik aradaki bu fark TL'nin dolar karşısında değer kaybetmesi neticesinde azalmış olan bir oran. Bu oran 2010 yılında 3 kat farkı bile aşmıştı.

Peki, aradaki bu fark neden kaynaklanıyor?

Kırmızı et üretimi 1 milyon tonu aşmış olmasına rağmen, şehirleşme ve etin hem evde hem restoranlarda tüketimin artması talebi karşılamaya yetmiyor. Türkiye'de yağışların özellikle Avrupa ülkelerine göre daha az olması, hayvan başına düşen meraların azlığı, bilgi eksikliği, doğurgan hayvan azlığı ve yüzde 20'lere varan düşük oranı gibi hayvancılığa olumsuz etki eden unsurlar, arzın yeterince gelişmesinin önünde duruyor.

Kurdaki yükseliş de etkiliyor

Bu yapısal sorunlara son dönemde bir de kurdaki yükselişi eklemek mümkün. Besicilikte girdi maliyetleri arasında başta yem ve gübre olmak üzere belli başlı kalemler dolara endeksli. Dolayısıyla dolardaki artış girdi maliyetlerine ve fiyatlara yansıyor. Bu unsurlardan hareketle, yakın gelecekte Türkiye'de kırmızı et fiyatlarında anlamlı bir düşüş beklenmiyor. Tarım Bakanlığı ve ilgili mercilerin zaman zaman ithalatı fiyatı dizginleyecek bir unsur olarak devreye sokması ise geçici bir çözüm sunabiliyor.

Kişi başı tüketim hâlâ düşük

Türkiye'de kırmızı et üretimi 2015 yılında 1 milyon tonu aştı. Son yıllarda kırmızı et üretimi istikrarlı bir şekilde artsa da, tüketimi karşılamıyor. Türkiye'de kişi başı kırmızı et tüketimi ise halen düşük. Türkiye'de bu rakam 12-15 kilogram seviyesinde, bu rakam AB ülkelerinde 60-70 kilogram düzeyinde.

Süt üreticileri, etteki kârı görerek hayvanlarını kesmeye başladı

Bir türlü düşürülemeyen et fiyatları, süt üretimini de vurmak üzere. Sanayicilerle 10 kuruşluk bir fark yüzünden anlaşmazlık yaşayan süt üreticileri, etteki kârı görerek hayvanlarını kesmeye başladı. Sıkıntının sürmesi halinde tüm hayvan varlığının tehlikeye girebileceği belirtildi.

Çiğ sütte istedikleri fiyatı alamayan üreticiler, yükselen et fiyatlarından yararlanmak için hayvanlarını kesmeye başladı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın üreticiyle sanayiciyi uzlaştırma çabaları da sonuç vermedi ve çiğ sütün fiyatı 1 lira 15 kuruşta kaldı. Haziran ayına kadar da yeni fiyatlama beklenmiyor. 

Üreticilerin ise "kapasitem dolu, yetirince üretim yapamıyorum" diyerek zama yanaşmadığı belirtiliyor. Çiğ süt fiyatlarında 1 lira 15 yerine 1 lira 25 kuruş isteyen üretici ise ilaç, gübre ve elektrik üzerinden sürekli artan maliyetleri gerekçe gösteriyor. Yıllık yaklaşık 18 milyon ton çiğ süt üretiminin yarısı sanayicilere satılıyor. Yeni doğan bir hayvandan süt üretimi için 2 yılı aşkın bir süre beklenmesi gerekiyor. Bu süre zarfında bir geliri olmayan üretici, zorlanması durumunda süt almadan hayvanını kesime gönderiyor.

'Hazine yitiriliyor'

Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, süt üreticisinin yaptığı satışla 1.5 kilo yem almadığı zaman zarar ettiğini, şu anda bu oranın sağlanmasında zorluk çekildiğini belirtti. Süt para etmediği için damızlık hayvanların kesime gönderildiğini anlatan Yetkin, "Et para ediyor diye kesiyorlar. Bu iş kritik bir noktada. 2006-2007'de de 1 milyona  yakın damızlık kesilmişti. Ondan sonra hayvancılık zor toparlanmıştı. Damızlık kalmadığı için damızlık ithalatına gitmişti Türkiye. Damızlığın azalması hayvan varlığının azalması anlamına geliyor. Damızlığını yitirince hazinesini yitirmiş oluyor hayvancı" dedi. 

Hayvancılığın devlet tarafından sübvanse edilmesi gerektiğini belirter Yetkin, "Et ve Süt Kurumu'nun altyapısı olsaydı, süt işleme kapasitesi yükseltilseydi, süt tozu fabrikası artırılsaydı olurdu ama bu kabiliyeti yok. Süt tüketiminin artırılması gerekiyor. Süt fazlalığı var" dedi.

Yem fiyatı sıkıntısı

Baskısı altındaki süt üreticisi, KDV indirimine rağmen pahalı yem alıyor. Terör nedeniyle hayvan temininde sıkıntı yaşayan hayvancılar, başta Rusya olmak üzere ihracat pazarlarında yaşanan kayıplardan da olumsuz etkilendi. 

Fiyatları yukarı çeken yem üreticilerinden sonra, ihracattaki kaybını daha ucuza çiğ süt alarak kapatmak isteyen bazı firmaların, zam beklenen süt fiyatlarını daha da aşağı çektiği belirtildi. Sektöre göre, Et ve Süt Kurumu'nun özel sektörün kârlarının azalmaması için piyasadan uzak kalması ve regülasyon görevini yeterince yerine getirememesi de tüketici fiyatlarını yukarı çekerken üretici için pazar daralmasına neden oluyor. 

Tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım da gerekli önlemler alınmazsa sütte yaşanan krizin kırmızı ete, bitkisel üretime ve tarıma faturasının çok ağır olabileceği uyarısında bulundu.

Milliyet
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.